Hersey dahil sistem, mutfaklarımızın üretim olarak daha ön plana çıkmasını sağlamıştır. Artan üretimlerde mutfakaların altyapısı ve teknik donanımı dahada önem kazanmıştır.
Yeni otellerin çoğunda haccp almadan önce, altyapı olarak uygun olup olmadığının konturolu yapıldıktan sonra verilmesi gerekir.
Konunun başına dönersek, otellerin inşaat aşamasında haccp ilgili olan özellikle yiyecek ve içeçekle ilgili olan executive chef ve servis müdürünün bilgisi dahilinde yapılması lazım. Ne yazık ki, işletme sahipleri bu arkadaşları inşaat bittikten sonra çağırıp işe alıyor ve 'haccp ile çalıştın mı?' diye soruyorlar, ama otelin alt yapısı musaait mi değimli bilmiyorlar. Burada yapıcı eleştiri olarak olaya bakmak lazım. Ben 4 adet 5 yıldızlı otelin açılışında bulundum. Bunlar karşılaştığımız sorunlar.
Bir otelde haccp olduğu zaman otelin altyapı olarak buna musait olması lazım. Çünkü işletme ile yöneticilerin ortaklaşa sorumluluk alması gerekir. Bu yazıyı okuyanlar, "Bizde var, uyguluyoruz, bir sorun yok" derler, ama gerçek, uygulamada daha net belli oluyor.
Buradaki amaç, otelleri ve şef arkadaşları zor durumda burakmak değil, sadece takım çalışması ile sorunların daha çabuk çözülmesine vurgu yapmaktır. Büyük sorunlar, otelin yapım aşamasında imarından kaynaklanıyor.
Basit bir örnek; Her şey dahil sistemde 5 yıldızlı bir otel veya tatilköyünde haccp sistemine göre sadece et, balık, tavuk, şoklu malzemelerin mutfakta en az 3 gün muhafaza edilmesini sağlayan soğuk hava ve şoklu dolap olması gerekir, ki bu çok azında mevcuttur. Tabiî ki olan oteller de var, onlara haksızlık etmeyelim.
Ama zor durumda çalışan şef arkadaşlar da var. Bu konuları gündeme getirip konulara daha fazla takım çalışması anlayışıyla yaklaşmak lazım. Altyapısı baştan düzenli yapılmayan işletmerin haccp uygulamasında maliyetleri daha çok yükselmektedir.
Konuyu toparlamaya çalışırsak, haccp ne mutfak şeflerinin ne de işletmelerin tek başına uygulayacağı bir sistemdir. Bu konularda derneklerimiz var. Mutfak şefleri olarak onlardan ve haccp şirketlerinden faydalanmak lazım.
Herkesin hoşuna gideni yazmak çok kolay, ama kendi kendimizi kandırmak en zor şey.
Kadıköy Anadolu Lisesi ve Boğaziçi Üni.Tur.Otelcilik 1990 yılı mezunudur.Üniversite öğrenimi sonrasında 9 yıl süreyle Londra’da Ritz Otel’de çalışan ZENGİN,1999'da Türkiye’ye dönerek sırası ile İzm.Efes Convention Center’da İşletme Müdürü,Crowne Plaza Otel’de Genel Müdür Yard,Klassis Otellerinde Genel Koord.ve Hotel Prince'de Gen.Müd.olarak çalıştı... ZENGİN, halen Fordem Tur.A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmaktadır.
24 Ağustos 2010 Salı
11 Ağustos 2010 Çarşamba
YATIRIM İNDİRİMİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER NE GETİRİYOR?
Kamuoyunda “Torba Kanun” olarak anılan 6009 sayılı kanun ile turizm sektörü için çok önemli olduğuna inandığımız yatırım indirimi müessesesinde birtakım değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerden bahsetmeden önce 6009 sayılı kanunun çıkışına kadar olan gelişmelere kısaca göz atmakta fayda görmekteyiz.
1. Yatırım İndiriminde Yaşanan Gelişmeler
GVK’nun geçici 69. maddesi ile 31.12.2005 yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisna tutarları ile;
a) 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden alınan teşvik belgeleri kapsamında yapacakları yatırımlardan %19,8 oranında stopaja tabi olarak yatırım indiriminden yararlanabilecekleri
b) 193 sayılı G.V.K mülga 19. maddesi kapsamında 01.01.2006 tarihinden önce başlanan yatırımlar ile ilgili olarak, yatırımla iktisadi ve teknik açıdan bütünlük arzeden ve bu tarihten sonra yapılan yatırımlar %40 oranında ve stopaj kesintisine tabi olmaksızın 2006, 2007 ve 2008 yılına kadar uygulanması gerektiği bilinmektedir.
Ancak geçici 69. maddenin üç yıl içerisinde yatırım indiriminin kullanılma sınırlanması getiren maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilerek 08.01.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bundan sonra özellikle 2009 yılındaki uygulamada birtakım sıkıntılar meydana gelmiştir.
Şöyle ki Maliye İdaresi yatırım indiriminden 2009 yılında faydalanılmasının mümkün olmadığını beyanname üzerinde belirtilse de birçok mükellef ya itirazi kayıtla yatırıp dava açmak ya da diğer kalemlerde indirim olarak uygulamışlardır. Maliye İdaresi de 2010 yılına ait çıkardığı beyannamelerde yatırım indirimini bölümünü tekrar eklemek suretiyle 2010 yılı giderlerine yatırım indirimi istisnası uygulamasına müsaade etmektedir.
2. 6009 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklikler;
69. maddede iki değişiklik yapılmıştır. Bunlar;
a) Geçici 69. maddenin 1. fıkrasında yer alan “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dahil) çerçevesinde kazançlardan indirilebilir” ibaresi “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (bu Kanunun geçici 61. maddesinin 2. fıkrasında yer alan vergi oranına ilişkin hüküm dahil) çerçevesinde kazançlardan indirilebilirler” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu değişiklik ile önceki kanundaki uygulama olan yatırım indiriminden yararlanılmasının tercih edilmesi durumunda eski vergi oranlarına (kurumlar vergisinde %30) tabi olma şartını ortadan kaldırıyor. Diğer bir deyişle yatırım indiriminden yararlanılsa da yararlanılmasa da K.V. oranı %20 olarak uygulanacaktır.
b) Geçici 69. maddenin birinci fıkrasına aşağıdaki ibare ilave edilmiştir. “Şu kadar ki, vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, ilgili kazancı %25’ini aşamaz. Kalan kazanç üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır” cümleleri eklenmiştir.
Böylece yıl sınırlaması hükmü Anayasa Mahkemesinin iptal hükmüne uyularak kaldırılırken, indirimi kazancın %25’i ile sınırlayan yeni bir sınırlama hükmü getirilmiştir.
Bu durumda devreden yatırım indirimi bulunan bir firma yatırım indiriminin tamamını kullansa dahi aşağıdaki oranda vergiye tabi olacaktır.
Kurum Kazancı : 100
Yatırım İndirimi Tutarı : 100
Azami İndirimi Konusu Yapılabilecek Tutar : 25
Vergi Matrahı : -75
K.V. Oranı : 20%
K. Vergisi Tutarı : 15
Görüldüğü üzere yeni kısıtlama ile vergi dönemi içerisinde yararlanılabilecek maksimum vergisel avantaj %20 - %15= 5 puan olacaktır.
Kanaatimizce bu kısıtlama Anayasaya aykırıdır çünkü; Anayasa Mahkemesi iptal kararının gerekçesinde “geçici 69. madde kapsamındaki yükümlülerin 5479 sayılı Yasa’nın yayımlandığı 08.04.2006 tarihine kadar yatırım indirimi istisnasından yararlanacaklarını göz önünde bulundurarak yatırım kararı aldıkları ve yatırıma başladıklarını, bu yükümlülerin indirimin yılla sınırlanacağını önceden bilmediklerini, yatırım indiriminden yararlanılacak tutara ulaşıncaya kadar yapılması gereken indirimin sonradan üç yılla sınırlandırılmasının verginin genellik, eşitlik, öngörülebilirlik ve kamusal yetkinin kullanılmasında yükümlülere hukuksal güvenlik sağlayan yasallık ilkelerine aykırılık oluşturduğu” görüşünü belirtmiştir. Bize göre aynı gerekçeler, kazancı belli bir oranı sınırlaması halinde de geçerli olacaktır. Dolayısıyla Anyasaya aykırılık yeni kanunla tekrar gündeme gelmektedir.
Bir diğer önemli husus da, yeni sınırlama hükmünün yayım tarihi 01.08.2010 tarihi olmasına karşın 01.01.2010 tarihinde itibaren uygulanacaktır. Bu husus da kanunların geriye yürütülemeyeceği kuralına aykırılık teşkil etmektedir.
3. Sonuç ve Yapılması Gerekenler;
Sonuç ve yapılması gerekenleri özetlemek gerekirse;
a) 2010 yılına ilişkin olarak yatırım indiriminden yararlanan veya yararlanacak mükellefler, sınırlama hükmünün anayasaya aykırılığı öne sürmek suretiyle geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamelerini itirazi kayıtla verip dava konusu edebilirler.
b) Öte yandan Anayasa Mahkemesi 08.04.2006 tarihinde yayımlanan 5479 sayılı kanunun yatırım indirimini kaldıran 2. maddesinin 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girmesini öngören 15. maddesinin (2) numaralı bendindeki 2 rakamı da Anayasanın 2. maddesine aykırı görerek iptal etmiştir.
Bu durumda iptal kararı ile birlikte 01.01.2006 – 08.04.2006 tarihleri arasında başlayan yatırımlar için yatırım indiriminden yararlanma olanağı doğmuştur. Bu tarihte yatırıma başlamış olan yatırımcıların bu hususu dikkatle değerlendirmelerini tavsiye etmekteyiz.
c) 6009 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, 2010 takvim yılı kazançlarına uygulanmak üzere yayım tarihi olan 01.08.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre sınırlama (%25’lik) eğer Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmezse sadece 2010 yılı kazançları için geçerli olacaktır ayrıca yatırım indiriminden yararlanıp yararlanılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisi oranı %20 olacaktır. Bu durumda iyi senaryoya göre; (Anayasa Mahkemesinin kısıtlamayı iptal etmesi durumunda) 2010 yılı kazançları için süre kısıtlaması, Anayasa Mahkemesinin %25’lik kısıtlaması da iptal edeceği varsayımı ile kurumlar vergisinin her halükarda %20 olarak uygulanacağı konusunda da bir tereddüt bulunmadığına göre yeni bir yasal düzenleme yapılana kadar 2010 yılı yatırım indirimi hakkı bulunan mükellefler için oldukça avantajlı bir yıl olabilir.
Diğer bir deyişle 2010 yılı gelirlerine uygulanacak yatırım indirimi eğer Anayasa Mahkemesi %25 kısıtlamayı iptal ederse aşağıdaki şekilde olacaktır.
Yıl Sınırlaması : Yok
Stopaj : Yok
İndirimi Kazancın %25’i ile Sınırlaması : Yok
Uygulanacak K.V. Oranı : %20 (eski sistemde %30 idi)
Endeksleme : ÜFE Artış Oranı
1. Yatırım İndiriminde Yaşanan Gelişmeler
GVK’nun geçici 69. maddesi ile 31.12.2005 yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisna tutarları ile;
a) 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden alınan teşvik belgeleri kapsamında yapacakları yatırımlardan %19,8 oranında stopaja tabi olarak yatırım indiriminden yararlanabilecekleri
b) 193 sayılı G.V.K mülga 19. maddesi kapsamında 01.01.2006 tarihinden önce başlanan yatırımlar ile ilgili olarak, yatırımla iktisadi ve teknik açıdan bütünlük arzeden ve bu tarihten sonra yapılan yatırımlar %40 oranında ve stopaj kesintisine tabi olmaksızın 2006, 2007 ve 2008 yılına kadar uygulanması gerektiği bilinmektedir.
Ancak geçici 69. maddenin üç yıl içerisinde yatırım indiriminin kullanılma sınırlanması getiren maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilerek 08.01.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bundan sonra özellikle 2009 yılındaki uygulamada birtakım sıkıntılar meydana gelmiştir.
Şöyle ki Maliye İdaresi yatırım indiriminden 2009 yılında faydalanılmasının mümkün olmadığını beyanname üzerinde belirtilse de birçok mükellef ya itirazi kayıtla yatırıp dava açmak ya da diğer kalemlerde indirim olarak uygulamışlardır. Maliye İdaresi de 2010 yılına ait çıkardığı beyannamelerde yatırım indirimini bölümünü tekrar eklemek suretiyle 2010 yılı giderlerine yatırım indirimi istisnası uygulamasına müsaade etmektedir.
2. 6009 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklikler;
69. maddede iki değişiklik yapılmıştır. Bunlar;
a) Geçici 69. maddenin 1. fıkrasında yer alan “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (vergi oranına ilişkin hükümler dahil) çerçevesinde kazançlardan indirilebilir” ibaresi “yine bu tarihteki mevzuat hükümleri (bu Kanunun geçici 61. maddesinin 2. fıkrasında yer alan vergi oranına ilişkin hüküm dahil) çerçevesinde kazançlardan indirilebilirler” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu değişiklik ile önceki kanundaki uygulama olan yatırım indiriminden yararlanılmasının tercih edilmesi durumunda eski vergi oranlarına (kurumlar vergisinde %30) tabi olma şartını ortadan kaldırıyor. Diğer bir deyişle yatırım indiriminden yararlanılsa da yararlanılmasa da K.V. oranı %20 olarak uygulanacaktır.
b) Geçici 69. maddenin birinci fıkrasına aşağıdaki ibare ilave edilmiştir. “Şu kadar ki, vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, ilgili kazancı %25’ini aşamaz. Kalan kazanç üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır” cümleleri eklenmiştir.
Böylece yıl sınırlaması hükmü Anayasa Mahkemesinin iptal hükmüne uyularak kaldırılırken, indirimi kazancın %25’i ile sınırlayan yeni bir sınırlama hükmü getirilmiştir.
Bu durumda devreden yatırım indirimi bulunan bir firma yatırım indiriminin tamamını kullansa dahi aşağıdaki oranda vergiye tabi olacaktır.
Kurum Kazancı : 100
Yatırım İndirimi Tutarı : 100
Azami İndirimi Konusu Yapılabilecek Tutar : 25
Vergi Matrahı : -75
K.V. Oranı : 20%
K. Vergisi Tutarı : 15
Görüldüğü üzere yeni kısıtlama ile vergi dönemi içerisinde yararlanılabilecek maksimum vergisel avantaj %20 - %15= 5 puan olacaktır.
Kanaatimizce bu kısıtlama Anayasaya aykırıdır çünkü; Anayasa Mahkemesi iptal kararının gerekçesinde “geçici 69. madde kapsamındaki yükümlülerin 5479 sayılı Yasa’nın yayımlandığı 08.04.2006 tarihine kadar yatırım indirimi istisnasından yararlanacaklarını göz önünde bulundurarak yatırım kararı aldıkları ve yatırıma başladıklarını, bu yükümlülerin indirimin yılla sınırlanacağını önceden bilmediklerini, yatırım indiriminden yararlanılacak tutara ulaşıncaya kadar yapılması gereken indirimin sonradan üç yılla sınırlandırılmasının verginin genellik, eşitlik, öngörülebilirlik ve kamusal yetkinin kullanılmasında yükümlülere hukuksal güvenlik sağlayan yasallık ilkelerine aykırılık oluşturduğu” görüşünü belirtmiştir. Bize göre aynı gerekçeler, kazancı belli bir oranı sınırlaması halinde de geçerli olacaktır. Dolayısıyla Anyasaya aykırılık yeni kanunla tekrar gündeme gelmektedir.
Bir diğer önemli husus da, yeni sınırlama hükmünün yayım tarihi 01.08.2010 tarihi olmasına karşın 01.01.2010 tarihinde itibaren uygulanacaktır. Bu husus da kanunların geriye yürütülemeyeceği kuralına aykırılık teşkil etmektedir.
3. Sonuç ve Yapılması Gerekenler;
Sonuç ve yapılması gerekenleri özetlemek gerekirse;
a) 2010 yılına ilişkin olarak yatırım indiriminden yararlanan veya yararlanacak mükellefler, sınırlama hükmünün anayasaya aykırılığı öne sürmek suretiyle geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamelerini itirazi kayıtla verip dava konusu edebilirler.
b) Öte yandan Anayasa Mahkemesi 08.04.2006 tarihinde yayımlanan 5479 sayılı kanunun yatırım indirimini kaldıran 2. maddesinin 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girmesini öngören 15. maddesinin (2) numaralı bendindeki 2 rakamı da Anayasanın 2. maddesine aykırı görerek iptal etmiştir.
Bu durumda iptal kararı ile birlikte 01.01.2006 – 08.04.2006 tarihleri arasında başlayan yatırımlar için yatırım indiriminden yararlanma olanağı doğmuştur. Bu tarihte yatırıma başlamış olan yatırımcıların bu hususu dikkatle değerlendirmelerini tavsiye etmekteyiz.
c) 6009 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, 2010 takvim yılı kazançlarına uygulanmak üzere yayım tarihi olan 01.08.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre sınırlama (%25’lik) eğer Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmezse sadece 2010 yılı kazançları için geçerli olacaktır ayrıca yatırım indiriminden yararlanıp yararlanılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisi oranı %20 olacaktır. Bu durumda iyi senaryoya göre; (Anayasa Mahkemesinin kısıtlamayı iptal etmesi durumunda) 2010 yılı kazançları için süre kısıtlaması, Anayasa Mahkemesinin %25’lik kısıtlaması da iptal edeceği varsayımı ile kurumlar vergisinin her halükarda %20 olarak uygulanacağı konusunda da bir tereddüt bulunmadığına göre yeni bir yasal düzenleme yapılana kadar 2010 yılı yatırım indirimi hakkı bulunan mükellefler için oldukça avantajlı bir yıl olabilir.
Diğer bir deyişle 2010 yılı gelirlerine uygulanacak yatırım indirimi eğer Anayasa Mahkemesi %25 kısıtlamayı iptal ederse aşağıdaki şekilde olacaktır.
Yıl Sınırlaması : Yok
Stopaj : Yok
İndirimi Kazancın %25’i ile Sınırlaması : Yok
Uygulanacak K.V. Oranı : %20 (eski sistemde %30 idi)
Endeksleme : ÜFE Artış Oranı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)